Kurtuluş Savaşı öncesine kadar bir Ermeni yerleşim köyü olan bu köyün adı Merdegöz (Merdigöz) idi. Lozan Antlaşması'nın sağladığı Mübadele (Göçmen değişimi) ile Yunanistan'ın Drama kentine bağlı Sariç Köyü'nden 150 hane ve Malgarita Köyü'nden de 150 hane toplam 300 hanelik göçmen kafilesi 1924 yılında Hasan Ağa adlı bir önderin önderliğinde yerleşmişlerdir.
Göçmenlerin köye yerleşmelerinden önce, Ermenilerin arasında Ahmet Çavuş ve Selim Ağa adlı kişilerin aileleri yaşıyordu. 1910 yılında burada Jandarma Asayiş Karakolu kurulmuş, daha sonra 1930 yılında Yalakdere'ye nakledilmiştir. Adı geçen iki Türk ailesi, Karakol'un işlerlik kazandığı dönemde buraya yerleşmiş olmaları gerekir.
Köyün eski adı olan Merdigöz, Cumhuriyet Hükümeti döneminde Avcı Köy olarak değiştirilmiştir. Burada içilmesi yararlı olduğu bilinen eski bir içme suyu kaynağı vardır. Göçmenler kendilerinin buraya gelmelerini sağladıklarına inandıkları Hasan Ağa'nın anısına olarak Hasan Pınar adını vererek ebedileştirmişlerdir. Köyün nüfusunun çoğunluğu İzmit ve İlçe merkezinde yaşamaktadırlar. Köyün ilçeye olan uzaklığı 22 km'dir.
Köylülerin aktardıkları bilgilere göre, bu köyün önceki yerleşikleri olan Ermeniler Osmanlı Devleti'nin bir lütufu olarak Mardin kenti dolaylarından bu köye yerleştirilmişlerdir. Geldiklere yere öykünerek köylerinin adını Mardingöz koymuşlardır. Yada kelime bozulmaya uğramışta olabilir. Mardinköy de olabilir. Ama mübadil yani yerdeğişim göçmenleri geldiğinde terkedilmiş olmasına rağmen Mardingöz olarak anılmaktaymış. Köyün kilisesi bugünkü ilkokulun bulunduğu alandaymış.
Mardingöz ya da Merdigöz
Ermeni Cemaatlerinin Mardin civarlarından neden buralara geldiklerine dair bir bilgileri yoktu. Bilgilerime göre iki olasılık olabilirdi. Birincisi Çukurova (Kilikya) bölgesi Ermenileri'nin Mardin dolayları da dahil, bu bölgeden Anadolu'nun diğer topraklarına göç zamanlarında da olabilir, ikinci olasılık ise Akmeşe Ermenilerin yerleştirilmelerine neden olan 1600'lü yıllardaki İran Şahı Abbas'ın zulmünden kaçarak İzmit Sancağı ya da diğer adı ile Kocaili İlbaylığı sınırları içersine gelmeleri de olabilir. Şah Abbas'ın zulmünden dolayı gelen bu büyük kafilenin büyük bir kısmı Adapazarı (Ada-Pazar) Nahiyesine -ki Adapazarı o zamanlar İzmit'e bağlı bir Bucak'tır (Nahiye) yerleşmişler, diğer büyük bir bölüm Akmeşe'ye yerleşmişler.
Geri kalan Ermeniler ise İzmit Körfezi'nin güneyinde kalan Karamürsel ve diğer civar diğer Ermeni köylerine yerleştirilmişlerdir. Ama yerleşik Ermeni köyleri sonradan gelen bu yeni göçmen kafileleri kabul etmek istememişlerdir. Ancak diğer taraftan tıpkı Akmeşe'ye yerleşen Ermeni Cemaati gibi bu yeni gelen kafileler de geldiklere yerlere benzeyen yerlerde yaşamak istemekteymişler. Osmanlı yönetimi İzmit Körfezi güneyindeki ta İznik'e kadar olan ara bölgede, dağlık alanda var olan yoğun Rum Kökenli köylerin arasında, 1915'lere değin Osmanlı'nın en sadık tebaası olarak kabul edilen ve devletin üst kademelerinde çeşitli alanlarda hizmet kademelerine yükselmiş olan Ermenilere ait köylerin de olmasını istemiştir. Akmeşe'ye yerleşen Yunanistan Türk göçmenlerinin öyküleri ile Avcıköy (Merdigöz) göçmenlerinin öyküleri örtüşmektedir.